11.12.12


ATİLLA'NIN TUNA NEHRİ
 MMG Yazarları
Sessiz sessiz gözyaşının akışı gibi nazlısındır.
Sükûnet senin ruhunda var sanılır.
Kıyılarında gergef gibi işlenmiş, efgân etmediğin birbirinden güzel mekânlar,
Dokusu ile bütünleşmiş, sanatkâr ruhlu yapıları methetmek yeterli olmaz.
Ancak sen fütursuz yaşanılası Atilla'nın Tuna Nehri.

Silüeti, tarihi mirası ifsât eden unsura rastlayamazsın sende,
İlkbaharda coşarsın, İskandil de yetmez seninle boy ölçüşmeye.
Buhayre değilsin ki; taşradan sürüklediğin anîf canlarla gürlersin.
Binaenaleyh piyale içinde mi seni arzulayalım?

Serzenişimiz, Buda ve Peşte'ye verdiğin değere kâbil olamamak.
İnkıyâd ederek geçerler tekneler zarif köprülerinden.
Atilla'nın Tuna Nehri müddet-i hayatında coşkulu oluşu ne ilk ne de son.
Buda ve Peşte pak Tuna'sız öksüz ve yetim kalırdı.

Mermeri oyan mübkî esef verici gücünle,
Her güzelin kaprisi gibi senin hiddetini de ilkbaharda kimse tutamaz.
Ancak; gerdanlık gibi işlenmiş müessir kıyıların,
Senden değer alan salhurde her bir köprünün ayrı bir hikâyesini dinleriz.
Beyhude değildir, yine de kimse senin aşkından vazgeçemez.

Gül Baba, Gül Tepesi öykünmeden fazilet içinde sana tepeden bakar.
Büsbütün sevdadır tebessüm ve giryeler içinde galebe çalmak Tuna'da.
Nazar ve mülahazaya dalarak üstündeki her bir köprü ile dostluk kurulur.
Atilla'nın Tuna Nehri şîr-i nev zemin diyelim.

Yazın o latif, rikkat içerisinde teknelerin tenezzüh edişi,
Terane içerisinde, neşide okutur kaside gibi.
Âşık ile maşuka talâkat içinde garamını söyletirsin.

Rikkat içerisinde yalar geçersin pak Buda ve Peşte'yi.
Mestur bir şeye rastlanmaz sende.
Varlığından bahtiyardır Buda ve Peşte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder